Tren Gelir Hoş Gelir
Bazen, türküde söylendiği gibi, hoş gelmediği de oluyor trenlerin. 'Demirden korksaydık trene binmezdik' veya, 'Gasptan korksaydık tren yollarında dolaşmazdık' gibi tabirler günümüz Türkiyesinde liseliler arasında sıkça kullanılan, 'atar-gider yapma' olaylarında karşı tarafa güç gösterme babında söylenen kalıp cümleler arasındadır.
Öyle ki, bugün basında yer alan habere göre;
Samsun'da Trenden korkmayan, raylar üzerinde sarmaş dolaş yürüyen liseli aşıklara arkadan gelen tren çarptı.
Okuldan kaçınca, insanlar genellikle kafeye gider, çok öpüşmek isteyen sinemaya kaçar, biraz daha azgın ve istekli olanlar durumda müsaitse eve gider. Bazende sokakta kuytu köşelerde bazı şeyleri yapmak daha da heyecanlıdır. Samsun'daki durumda sanırım heyecan ve kuytu kavramlarının birleştiği nokta olmuş.
Kız arkadaşın ile dolanmak için tren raylarını seçtin de ortalama 25 metre uzaktan bile trenin sesi 90 desibelin üzerinde duyulduğu düşünülürse. Ve trenin gençleri görüp düdüğünü çalmasına rağmen yürümeye devam ediyorlarsa rayların üzerinde; Harbiden bazı gençler trenden korkmuyor düşüncesine kapılıyor insan böyle durumlar da.
~Arkasından gelen treni siklemeyip yol vermeyecek kadar kendini 'supermen' görüyorsa,
~Beni görüyor lavuk makinist elbet durur mantalitesiyle yaşıyorsa insan. Lise çağlarında hakkı rahmetine kavuşuyor genellikle.
*Neymiş trenle şaka olmazmış.





Uluslararası haber değerlendirme kriterlerinin en agası ve habercilik mesleğinin amacını kısaca özetleyen, 'Köpeğin adamı değil, adamın köpeği ısırması haberdir' kuralı, Kanada'da gerçek olmuş.




