Seçimin Ardında

Burası Gavur İzmir Ya Adamı Denize Döker

Ya Sandığa Gömer!

*Demekki neymiş bol keseden atmıcakmışız.Öyle hayatta her istediğimiz oluyormuki,İzmiri istiyorum dediğinde şak diye sana vericekler.Öyle beyaz eşya dağıtmaklada olmuyormuş , adam alır fırını verir sana babayı hesabı birşey çıktı ortaya.

Seçiyorum... Seçtim


Geliyor,geldi gibi derken geldi.29 Mart Yerel Seçimleri.
Sabah kalkıp kuzu gibi tıpış tıpış.Lise 1. sınıfı okuduğum 4-5 ay okuduktan sonra da atıldığım lisemde kullandım oyumu.Merdivenlerden çıkarken,duvarlarda asılı bilmemkaçıncı numaralı sandığa gider yazılarını okumaktansa vay be şu mervidenlerden kızların etek altlarına ne numaralarla bakardık hayalleri geçti aklımdan. Güle güle sandığımın bulundugu sınıfa çıktım.
İnsanlar tek sıra olmuş,sanki düzeni değiştireceklermiş gibi ciddiyetle sırası'nın kendisine gelmesini beklerken.Bende sıraya nasıl kaynak yaparım düşüncesindeydim.
Elime boyum uzunluğunda,seçim pusulusını veren memura ters ters baktıktan sonra,bu kadar uzun kağıdı çük kadar zarfa nasıl sokacağım paniği aldı içimi.
Ama narin hareketlerle,lise'de de bolcana mektup yazmamın avantajı ile cuk diye oturttum zarfa oy pusulasını.Muhtar adayınıda o piti piti yaparak seçtim.

Neyse iyi olan kazansın.Herşeyin hayırlısı olsun tüm il ilçe kasaba ve köylerimize.

Bukadar siyaset yeter.İzmirde an itibariyle bahar gelmiş durumda atayım kendimi sokaklara.

47 Saat Sonra

Bu hayatta,hepmi iyi insanlar önce gider.Hemde ansızın,beklenmedik anda çaresizce.Düşen bir helikopter.Karmaşalar,hatalar zinciri,yalanlar dolanlar.

Üşüyorum dedi;üşüyerek öldü.
Allahın Oğlu Muhsin Yazıcıoğlu!

Harajuku Style

Japonları akıllı,kibar saygılı bir millet olarak biliriz.Ama marjinallikte japon gençleri almış başını yürüyor öyleki dünyada pek çok akımın öncüleri kendileri.

Öyleki bu yeni akımın ismi Harajuku Style.
Biraz daha bu konuyu açacak olursak.
Harajuku, “estetiksizlikteki uyum” ya da “anlamsızlıktaki anlam” olarak adlandırılıyor. Japonya’da ortaya çıkan ve modanın yerleşik tüm kurallarına meydan okuyan bu akım; şıklığa, simetriye, ahenge ve sınıfsal faktörlere bir başkaldırı niteliğinde sergilenen bir akım olaraktan gençlerin gündemini meşgul ediyor.
Çoğunlukla animeler'de görmeye alışkın olduğumuz tarzda (şeker kız candy gibi) rengarenk kat kat giyilmiş eteklerden tutun da kafalarına taktıkları kar kulaklıklarına, oralarına buralarına iliştirdikleri bir sürü tuhaf boncuklardan yüzük kolye bileziklerden kıyafetlerinin yanlarında taşıdıkları plastik kılıç, küçük oyuncak plastik gitarlara kadar oldukça alışılmadık bir tarzları var.
Fantezi olarak bakıldığında neden olmasın diye bilir insan.Hani yatakta himen olsun erkek arkadaşım veya şeker kız candy olan manitama şekerini vereyim tarzı düşünceler insanın aklına gelebilir.Ama Türkiye şartlarında,daha uzun saçlı küpeli insanları yadırganırken toplumumuzda.
Birde böyle gezinen tipler çıkarsa piyasaya,stres atmak için dövüle bilir.
Ulan yakışıyormu hiç delikanlı olun biraz diye laf atılabilir
Bayanlara atılacak laflar yazıyı yazarken aklıma gelsede kibarlıktan yazmıyorum.

*dipnot => Harajuku modası genellikle japon hatunlar arasında yaygın.Arada biri iki dallama japon oğlanıda kılıktan kılığa girmiş görürseniz şaşırmayın.


Bazen Yeter İki Kelime

Her zamanki gibi yağmurlu bir perşembe günü izmir'de.
Bari maç oynanacağı saatte yağmur yağamasın diye söylenerek kalktım yataktan.
Hava kapalı.
Kapalı havada herzamanki gibi kapalı tribünde,bağımlısı olduğumuz şeyi seyrediyoruz yine. Hakem kararları,inceden yağan yağmur,bozuk zemin,sinir stres derken. Mert somayın golüyle 1-0 öne geçiyoruz. Allahtan geçiyoruz,yoksa bir perşembe günü yine bize zehir olacakken kıyısın dan dönüp,galip geliyoruz.

Uzun lafın kısası ;
Göztepe'miz:1 - k.maraşspor:0
Stad'dan ayrılırken içimden tekrarlıyorum;

Bazen yetiyor iki kelime

ÖLÜMÜNE GÖZTEPE!


video

Telgrafın Tellerine


akp hükümeti'nin telefonla arama olaylarından sonra bugün bir ilkle daha imza attılar.
Kardeşim adına posta kutusunda zarf buldum.Üzerinde sadece adı ve soyadı yazıyor ne bir amblem ne bir logovar zarfın üzerinde.Okuldanmı yollamışlardır derken.
Zarfı açıp içine baktığımda,izmir belediye başkan adayı taha aksoyun ''YENİ'' şeklinde ilk kez oy kullanacaklara seslenme tarzıyla başlayan,
İzmir'in süperlig de takımı olmamasına değinmesiyle devam eden bir mektup buldum.
Daha ne kadar kasacaklar, daha ne kadar yırtınacaklar, daha nekadar insanları zarflayacaklar bilmiyorum.
Bildiğim tek şey pazar günü gelsin bu tantana sona ersin.Yine belediye başkanları ihalelerle milyarlarca para götürsün.Eşine dostuna rant sağlasın.
Normal vatandaşta normal yaşantısına geri dönsün.

Koparıcam O Şeyini

Manitasının orasını burasını kesen erkekler oluyor.Bayanlarında artık kalır yanı yok.Ara ara penis kesme,yakma olayları gündeme geliyor dünya da. Ha bana giren çıkan varmı kim kimin şeyini keserse kessin umrumda değil. Bu sefer olay fantezilik bir boyut kazandı diye ilgimi çekti. Olayın detayına gelecek olursak ;

en yakın arkadaşıyla kocasını basan kadın intikamını kocasının penisini ağzıyla kopartarak aldı. kadın 2 yıl hapis cezasına çarptırıldı. rusya'nın başkenti moskova yakınlarında yaşayan katya kharitovanava isimli kadın, en yakın arkadaşı liza'yı yemeğe çağırdı. ancak evde film seyrederlerken uykuya daldı. sabah uyandığında ise kocası michail'i en yakın arkadaşıyla yatakta çıplak vaziyette bastı. kontrolden çıkan kadın kocası uyurken penisi dişleriyle kopardı.

Çoğu erkek sever,oral seksi ama yapan insanın bukadar ileriye gideceğini düşünen biri olursa.Bırak oralı moralı,adam evde işemeye korkar.

İsyan Değil Bu Haykırış!

Hiç birşeye bukadar yürekten bağırmadık.
İçimizdeki o inanç hiç kaybolmadı kaybolmayacak.
İsyan etsekte bu kötü kadere.
Tek teselli sensin GÖZTEPE

İki Zıt Nokta

Sabaha karşı o5:45 saat.
Değişik bir hastane maceramızdan biri..
Hastane'nin kadin doğum servisinin önünden tam geçiyorum,sevinç cığlıkları,alkışlar,mutluluk göz yaşları,kahkalar koridorlar da yankılanıyor.
İnsanları o şekilde izlerken uykulu gözlerle.
Üst kattan da bağrışlar,çığlıklar yükseliyor.Tek fark sevinç çığlığı olmaması,bu seferde sevinçten değil üzüntüden gözyaşı döküyor insanlar.Arada 10 merviden olsada üst katla ,10 kat farklı duygu fırtınası yaşanıyor hastane koridorlarında.

Bir tarafta hayata gözlerini açan bebeğin sevinci, bir tarafta hayata gözlerini yuman bir insanın hüznü.
Hayatın iki zıt noktası yanı başımdaydı sen ne garipsin be hayat!

Ayakkabı Bağlama Sanatı

Ayakkabı bağlamak,belkide çoçukluğumuzda boyumuzu aşan bir sorundu.Öğrenince,hayattaki bir leveli bitirmiş oluyoruz.Bu bağcık bağlamayı öğrenme arifesinde,herkes kolayına kaçan yöntemlerle bu işi halletmek ister.

Öyleki Ian Figgen adında bir adam bağçık bağlama konusunda kafayı sıyırmış olacakki ayakkabı bağlamak için 2trilyon farklı metodun uygulanabileceğini iddia ediyor ve an itibariyle 33 tanesini çözmüş.Sitesinde çözdüğü her yöntemin resimli anlatımlarıda bulunuyor.

Aa tam benlik bir mevzu,nezaman!dan beri kendime böyle gereksiz birşey arıyordum bende bu adama yardım edicem benimde çok egzantrik bağlama stillerim var diyorsanız Ian Figgen ile paylaşabilirsiniz

LoveLand

“Love Land” daha çok bir eğlence parkı tadında, iki futbol sahası büyüklüğünde, Güney Korenin kuzeyindeymiş, ve soft porn heykeller, fotoğraflar içeriyor. 12 yaşından küçükler içeri alınmıyor, daha büyük olanlar yanında yetişkin birisi varsa girebiliyorlar ve giriş ücretsiz neticede hayrına bir hizmet.

Türkiyede aynı konsepte bir park yapılsa,oraya giden bayanların vay haline.Hatta gününün çoğu zamanını orda geçirecek insanlarda tanıyorum.Gelen birini kapatırız umuduyla takılırlar.
Gezinin sonunda görülen objelerin etkisiyle,hormanlarda bir hareketlenme söz konusu olduğunda bu hisslerin bastırılmasına yardımcı olucak, sevişme kabinleri,sap erkeklere ayrı imkanların sunulduğu seçenekler varmı bu konuda bir bilgim yok.

Ama merak etmedimde değil sanki gidecekmişim gibi olsa ne olur olmasa ne olur.

* LoveLand Resimleri için;
Resim1 Resim2 Resim3

Destekleyememe Bağımlılığı

Bazen düşünüyorum spor konusunda vatan hayinimiyim ben diye.'Aa yeterki türk takımı avrupada maç yapsın ben hasta fenerbahçeli olmama rağmen galatasarayı tutarım' diyenlerde var bu memlekette.Ben ise 'onları tutacağıma onlar gelip benim takımımı tutsun' diyenlerdenim.
Göztepe maçı harici maç seyredememe futbol'a bihaber olma,sadece Göztepe gol atınca sevinme,heyecanlanma,gol yiyince üzülme kombinasyonlarım var.
Diğer takımlar kendi evinde,avrupada,halı sahada,deplasmanda gol atmışlar umrum değil.Ben kendim bile Göztepe adına halısaha da gol atmıyorsam sevinemiyorum.
Hastalıkmıdır bilinmez,böyle bir kaç kötü huyum var.
Benim gibi olan arkadaşlarımda var.Gizli bir cemiyet,tarikat gibiyiz.
Allah sonumuzu hayır etsin.
Son olarak duamıda okurum yazının sonuna gelirim.

Bismillahirrahmanirrahim GÖZTEPE Amin!

Bateri Solo

Gerek yok bateriye,pahalı enstrümantal müzik aletlerine.
İnsanın içine ritim işlediyse bir kere koyuver gitsin gerisine.

Ne güzelde çalıyor zenci kardeşimiz.

Dönmek İçin Gitmediler.

Bugün; 18 Mart. Mehmet Akif’in deyimiyle, bir hilâl uğruna nice güneşlerin battığı, adına medeniyet denilen kimi hindû kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ yedi iklim’in, durup mehmetçiğin karşısına aylarca kan kustuğu şu boğaz harbi’nin yıldönümü… 18 mart… Dünyada eşine az rastlanan bir destanın yazıldığı tarih.Türk Ordusunun 94 yıl evvel yedi düvel’e karşı şahlandığı gündü, bugün.Evet, bugün “çanakkale deniz zaferi”nin 94. yıldönümü ve “18 mart şehitler günü”.

M.Kemal Atatürk ve Tüm Askerleri'nin Ruhu Sâd Olsun!

Sana Alo Diyorum Duymuyormusun?

Sabah sabah telefon sessine uyandım bugun.Ulan kim bu cumartesi sabahın köründe arayan derken.Bir band kaydı kayıtta,sayın vatandaşımız yarın ,sayın başbakanımız izmire geliyor tarzı bir kelime yığınıyla devam eden cümleyle karşılasınca umarım söylediklerim kayıda alınıyordur diye bir güzel içimden gecenleri saydım uyku sersemi.

Güne tayibin hem kendisinin hem annesinin kulaklarını çınlatarak başladım.İyice bokunu cıkardılar tüm gün arabayla vızır vızır geziyorlar bağırış çığrış tamamda,evi aramakta ne oluyor.Destekleyen adam zaten gider mitinge.Sabahın köründe insanları yataklarından kaldırmanın mantıgı ne?

Bu arada ev telefonunlarını türktelekom dağıtıyorsa akp hükümetine.Tayib için söylediklerim aynen türktelekom genel müdürünede gelsin.

Takma Hemşerim O Atkıyı!

Malum gittiği her şehrin takım atkısını boynuna takıyor siyasetciler.
Bu akımın başrol oyuncusuda recep tayip erdoğan.Merak ediyordum izmire gelince hangi İzmir takımı'nın atkısını takıcak boynuna diye.Göztepe taraftarının ortak duruşu Şanlı Göztepe atkısını boynuna takmasın,siyasi olaylara alet etmesin Göztepemizi şeklinde.
Pazar günü İzmirde akp mitingi var.Miting yaklaştığından dolayı bu atkı mevzusu hızlı bir şekilde çözüme ulaştırıldı.
İzmirdeki tüm takımların amblemleri bir atkıya sıralanacak.O atkı recep tayib erdoğanın boynunda olucak.
Bunuda izmirgücü spor vakfı akıl etmiş kısa hali izvak vak olan oluşum.
Geçen seneye kadar sitelerinde Göztepe'ye yer bile vermeyen sözde oluşum izvak.Şimdi yalakalık adına böyle çözümler bulması komik geliyor bizlere.
Sırf boynuna gittiği şehrin takımının atkısını taktı diye oy verseydi bu Göztepe taraftarı.Zamanında Göztepe klübü başkanı iskender tuğsuz (i.t) akp'den Konak Belediye Başkanı adayı oldugunda ona oy atar belediye başkanı olmasını sağlardı.
Ama biz ucuz numaralara gelmeyiz.
Atkı matkı hikaye.
Tek Gerçek Sensin GÖZTEPE!

4-1 Kere Maşallah Hesabı.


Şu zevki hayatta başka birşeyde alamıyorum.
Göztepe'miz gol atınca haykırış kalp çarpıntısı heyecan başba bir aktivitede yok.
Baya da uzun oldu arka arkaya bu sevinci yasamayalı.Öyleki 2.lige yükselme grubunda 7 hafta geride kalırken toplam 5 gol atmıştık.Hani gol atmak gol sevinci yaşamak bizlere nadiren nasip olan birşey.
Hatta enson 4 golü 2005-2006 sezonunda atmıştık.Aradan yıllar yıllar geçti yani.
Maça dayımla gittik,önemli müsabakalara onla giderim.
Birlikte gittiğimiz maçlarda genelikle galip geliriz.Öyleki maça girmeden ''dayı dedim bugün 4-5tane gol atsak söyle doyasıya gol sevinci yaşasak ne kıyak olur'' cümlesini tamamlama'dan
''1 tane atalım galip gelelim gerisi faso fiso'' dedi dayım.
Hevesim kursağımda kalmışken.Harbiden de 4 gol attık.
Anıra anıra sevindim bağırdım hopladım zıpladım.Stressiz maç seyretme'nin yıllar sonra keyfine vardım.

Hani attıkmı atarız be hemşerim biz.
Uzun lafın kısası
Göztepemiz:4 ~ ankarademirspor:1

Arka fonda sallasana sallasana mendilini ibne melih gökçek kurtarsana piçlerini tezahuratı kulaklarınızda çınlasın...


Şşş Noluyor Orda ?


Zencinin şakası olmaz.
kafkaf noluyor götün başın oynuyor ?
*adanaspor-keseke maçından bir kare.

Kaos

Dünyadaki işsiz sayısı 250 milyon civarında.
İnsanlar yavaş yavaş çaresizlik içinde ne yapacaklarını bilmiyorlar.
Ülkemizde neredeyse hergün bir banka şubesi,bir ptt veznesi soyuluyor.Yakalananlar borçum var ödeyemiyorum işizim,başka çarem kalmadı diyor.
Bu durum gün geçtikçe artıyor.Dünya bir kaosun içine sürükleniyor.
İzlandanın düzenli devlet ordusu olmasına karşın,ülkedeki çevik kuvvet birimindeki polis sayısını 2 kat artırma kararı alıyor.
Çin 74bin yeni çevik kuvvet polisi alımı yapıyor.
Amerika da polis alımları diğer yıllara göre fazlalık gösteriyor.
Bu devletlerin bildikleri ve cekindikleri bir konu var.
Ülkemizde halen üstü kapatılarak anlatılsada işsizlik sıkıntısı.
2009 yılında 68 kuşağında yaşanan olayları görmemiz an meselesi...

Çoçuklarımıza bizde 09 kuşağıyız veya 2009 yıllarında sokağa çıkamazdık karartma yapılırdı,insanlar heryeri yağmaladı,tüm düzen yıkıldı şeklinde hikayeler anlata biliriz.

Satılık Logo


Bu haberi görünce keşke bu haftaki , süper loto bana çıksada.Bu logoyu satın alsam üzerine 3 harf eklesem öyle kullanılmasına izin versem diye düşündüm.
Olayın ince ayrıntısına gelicek olursak.
izmir'in 1912'de kurulan köklü çınarı karşıyaka süper lig'e dönme yolunda emin adımlarla ilerlerken, eski basketbolcu alpay öztaş'a olan borç yüzünden kulübün logosunun satışa çıkarılacağının açıklanması camiada şok etkisi yarattı.
Zamanında Göztepe'mizin ihaleyle satışıyla ilgili yorum yapanlar'a boşuna demedik Gün Gelir Devra Döner Göztepe adamı.....

Telsim-Vodafone-Cem Uzan

Dünyayı saran global kriz,global şirketleride etkiliyor doğal olarak günümüzde.Öyleki vodafone büyük yatırımlar yaparak Türkiye piyasasına girdi ama şuanda 600 yakın çalışanını işten çıkarıyor.Bu yazı krizden nasıl kurtulunur vah halimize ne olucak, bu 600 kişi şimdi ne yapıcak tarzı soruların cevabı olucak bir yazı olmayacak.

Esas olay şimdi başlıyor.

Siyaset yapan adamların hiçbirine güvenmem.Ki kendimde güvenilir bir adam sayılmam siyaset yapmamama rağmen mevzu o değil.
Ama siyaset arenasın'a çıktığında herkesin aman aman Türkiyeyi satar dediği adam bana sempatik ve harbiden güvenilir geliyor.
Kim bu adam derseniz vodofone'den yola cıkarak telsimi pas geçersek CEM UZAN diyorum.
İçimden başbakan Cem Uzan dedikten sonra.
Yazının sebebini oluşturan konu ise .

Haber sitelerine yayınlanan haberlere göre.;

Cem Uzan'dan şok teklif!

"vodafone kimseyi işten çıkarmasın, şirketi bana satsın"


600 çalışanı işten çıkaracağı belirtilen vodafone önünde ana baba günü yaşanıyor.
haberturk.com'un duyurduğu bu olaydan sonra medyafaresi.com, cem uzan'a ulaştı.
tmsf tarafından el konulan telsim'in sahibi cem uzan, vodafone'a acil bir çağrı yapıyor.

"vodafone gidecek, telsim gelecek"

cem uzan medyafaresi'ne yaptığı açıklamada, vodafone yönetiminin hiçkimseyi işten çıkarmaması çağrısında bulundu. uzan, "vodafone kimseyi işten atmasın. işten çıkarmaları durdursun. eğer vodafone şirketi satmayı düşünürse hemen görüşmeye hazırım. vodafone'u satın alarak, tekrar telsim'e çevireceğiz

Akp'nin yıldırma politikalarına rağmen inatla herşeye kafa tutan Cem Uzan'a harbiden helal olsun.

dipnot=> Telsim yap telsime geçmeyen kafkaflı olsun!

Kondurdum Kitaplara.



Ders'e ,ders notlarına ufak bir ara.
Ders esnasında konduruyorum kitabın tepesine logoyu.
KONDURDUM
Hemde K'si şekilli vaziyette.

Korku

Aklımızı dağıtan, köklü düşünmemizi zorlaştıran, bazen bizi saldırgan yapan, başarıyı engelleyen, bir işe başlamamızı engelleyen, moralimizi bozan, içimizi ekşiten, huzursuzluk veren, tecrübelerimizi yoksayan, bizi kaos ve belirsizlik içinde sürüncemede bırakan asıl kaynak korkudur.Bütün öfkelerin ve agresifliğin kaynağı da korkudur. Takıntılı aşkların kaynağında, bir yerlere körü körüne bağlanmanın kaynağında da hep korku var.
İstemediğimiz şey olmaktan korkmak, istediğimiz şey olamamaktan korkmak, gelecekten korkmak, pişman olmaktan korkmak, başarısızlıktan korkmak, belirsizlikten korkmak, envai çeşit eşyadan korkmak, korkmaktan korkmak, tekrar tekrar aynı kötü şeyleri yaşamaktan korkmak, örnekler sınırsızca artırılabilir.



Sorunu çözmek için kaynağa inmek gerekir. Korkunun kaynağında da her zamanki gibi egomuz yatıyor. Bir işi başarmak için yola çıktığımızda, başaramamaktan korkmamızın sebebi, egonun kendisini çok önemli, başarısızlıklarla yanyana koyamayacak sayması ve daha da derininde kibiri yatmakta.



Ego öle bir şey ki göt gibidir herkesde war .bunu düşünürsek egomuza onun özel olmadığını, kibre gerek kalmadığını, başarısızlık için de korkmasının yanlış olduğunu anlatabiliriz.
Bu yoldan gidersek diğer bütün korkuların çözümünü de elde etmiş oluruz. Pek tabii irkilme, ani korku, ürkme ve fobiler farklıdır. Onlar ayrı bir konu.
Çoğu kişinin aşk sandığı, körü körüne bağlanma isteği, kabul edilmemekten korkmak, beğenilmemekten korkmak, korkuyu yenmek için efkara meyillenme, bir ortamda gereğinden fazla durunca çürüyen kişinin, dışarıdan gelen taze ete fazla değer vermesi, kaybedilenin değere binmesi, hep egonun hileleridir. Altında kibir, kendini beğenme, tembellik ve bencillik yatıyor.
Büyük -kişi için büyük değişiklik, normal hayat gidişatında ilginç sayılacak- olayların ardından, her şey bitmişçesine kendini salıvermek, yine insanı kaosa sürüklüyor. Görevlerimize kaldığı yerden devam etmeliyiz.

Nefes Almasada Olur.

Abazan erkekler arasında,'Nefes alsın yeter' 'Nabzı atsında gerisi pekte önemli değil' tarzı klişe laflar vardır.
Gıptayla bakarım bu lafları söyleyen adamlara.
Gel gelelim amerikada olan olaydan sonra ''vay lan neler varmış'' dedirtiyor insana.

Öyleki;
ABD’nin Ohio Eyaleti’ndeki bir morgda gece bekçiliği yapan bir adam, 16 yıl boyunca kadınların cesetleriyle seks yaptı.Morgdaki bir cesetle cinsel ilişkisinden dolayı halen hapiste bulunan Kenneth Douglas’a iki ayrı suçlama daha yöneltildi. Hamilton Bölgesi Savcısı Joe Deters, "Aslında yüzden fazla cesetle seks yaptığını düşünüyorum. Buna eminim. Bu adam bir domuz. Birisi nasıl böyle olabilir, ben açıklayamıyorum" dedi.

Abazalık konusunda çığır açmış gençlerin olaya yeni bir boyut kazandıran Kenneth amcayı örnek almalarını tavsiye eder.Nabız atma ve nefes alma konularında ısrarcı olmalarını temenni ederiz.

Tracking #3



Gözlerim yaşarıyor şuanda 3. Tracking organizasyonumuzuda yapmış bulunuyoruz.Bu sefer 5 kişiyle hemde.Hatta cumartesi tırmanış yapacağımız için 2 kişi gelemedi.
Sanırım Tracking konusunda biraz gözde bir ekip olduk.
Bu tırmanışımızda diğer gelen arkadaşlarımıza gecen hafta nerelere gittiğimizi göstermek için yine aynı güzergahta gitsekte.İlk zirveye vardığımızdaki keyfi başka şekilde yaşamalıyız diye içimizden geçirmiyorda değildik C.S ile.
Benim aklımda biraz da zirveye çıkıp Göztepe atkısı açmak vardı.Resimleri görenler; 'Çıkmışın oraya kadar insan Göztepe atkısı açar' deyince.Bu tırmanışımı kendimce zirvede Göztepe atkısı açmak içinde yapıyordum.
Hep beraber zirveye vardığımızda arka fonda mızıka melodileri eşliğinde,
Bu bünyeler bir zirveye cıkmış biraz dinlenip çıktığımız zirvenin iki katı kadar yükseklikte olan diğer zirveye de çıkmaz mı ?

Tabiki çıkar çıktıkta.

Uçaktan sonra hayatımda izmire bukadar yükseklikten bakmadım.Bakamamda artık herhalde.

Bu tırmanıştan sonra nirvanaya ulaşmış bulunuyoruz.Aynı güzergahta başka tırmanış yapmayız artık deyip inişe geçiyoruz.

İniş güzergahımız yine geçen haftanın aynısı olacağından içimizde yine heyecan yok C.S ile diğer arkaşlar merak içinde tabi.
Yine rahat durmuyoruz,iniş güzergahını hiç bilemediğimiz bir yerden devam ettiriyoruz.Hava yavaştan kararıyor nereye çıkacağımızı bilmiyoruz.
İşte bu güzel oluyor şeklinde bir mutluluk kaplıyor içimi.
Ama önde yol bulucu görevini C.S üstlendiğinden cıkartır bir yerlerden bizi diyorum.
Havanın kararmasına ortalama 5dk. kala yolu buluyoruz herkesin yüzünde zirvenin keyfini yaşamanın mutluluğu ve yorgunluğu görebiliyoruz.

Daha sonra yemek yeme,çay içme,üzerimizdekinleri tek tek çıkarma,tırmanış kritiği yapma şeklinde mevzularda olsa okadarda özele girmeye gerek yok.
Neyse;
Bir başka tırmanışta bir başka Tracking yazında görüşmek dileğiyle Tracking yazımıza son veriyoruz.
Hoopppp verdik!